09:05 am - Tuesday September 2, 2014

DEVLET, DEMOKRASİ, ANAYASA, VATANDAŞLIK, VATANDAŞLIK HAKLARI VE SORUMLULUKLARI NELERDİR?

DEVLET, DEMOKRASİ, ANAYASA, VATANDAŞLIK, VATANDAŞLIK HAKLARI VE SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İnsan, toplum içinde doğar, yaşar ve ölür. Tek başına yaşayamaz. Topluluk halinde yaşarken, karışıklıkları önlemek için bir otoriteye ihtiyaç duyulmuştur. Bu otorite devlettir. Devlet, toprak bütünlüğüne dayalı, siyasal bakımdan örgütlenmiş, millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu hukuksal bir varlıktır. Toplum yaşamı, örgütlenmeyi gerektirir. Örgütsüz toplumlar dağınıktır. Demokrasi halk iktidarı, halkın egemenliğine dayanan yönetim şeklidir. Kısaca, halkın kendi kendini yönetmesidir. Egemenliğin sahibi ulustur. Millet kendini yönetenleri seçerek, egemenliği kendi eliyle kullanır. Demokrasi, uygulama biçimlerine göre, Doğrudan Demokrasi, Yarı Doğrudan Demokrasi, Temsili Demokrasi olarak üç çeşittir. Anayasa temel kanundur. Anayasa toplumların en üst düzeyde ve siyasal nitelikte örgütlenmiş biçimi olan, kuruluşunu, yapısını, temel organlarının görev ve yetkilerini, sivil ve askeri örgütlenmeyi, iktidarın işleyiş ve el değiştirmesini, devlet iktidarı karşısında bireyin hak ve özgürlüklerini, bunların güvencelerini sağlamayı amaçlayan ilke ve kurallar bütünüdür. Anayasa devletin özüdür. Anayasamızda, ‘Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.’ denilmektedir. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde vatandaşlıktan çıkma, veya vatandaşlığa girme yasalarca düzenlenmiştir. Kamu kavramı, toplumun tümünü ifade eden bir kavramdır. Devletlerin vatandaşlarına tanıdığı, sınır çerçevesini anayasa ve yasalarla çizdiği haklar da kamu haklarıdır. Devletler, kamu haklarının sınırlarını çizerken, sınırsız bir yetkiye de sahip değildir. Özellikle yaşama hakkı, devletler üstü haklardandır. Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim yapısı, merkezi yönetim, il yönetimi ve yerel yönetimler olmak üzere üçe ayrılır. Yönetim örgütleri, anayasaya göre, yasa ya da yasanın verdiği yetkiye dayanılarak kurulur. Sosyal haklar oldukça geniş kapsamlıdır. Ailenin korunması, eğitim ve öğrenim hakkı, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının, sanatın ve sanatçının korunması hakları başlıca sosyal haklardandır. Türk kadını bugünkü yerine, cumhuriyetten sonra kavuşmuştur. Atatürk’ün önderliğinde yapılan inkılaplar, Türk kadınına yeni ufuklar açmıştır. Ekonomik haklar, devlete bir takım ödevler yükler. Devletin vatandaşlarına karşı görevlerini yerine getirebilmesi için, ekonomik yönden gelişmiş ve mali kaynakları yeterli olmalıdır. Kişilerin, insanca yaşamaları için devletten gerekli tedbirleri almasını isteme hakkı vardır. Kişiler bunu isterken, kendileri de devlete karşı görevleri ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmelidirler. Kadınlar, çalışma hayatındaki başarıları ile Türk toplumunun üretimine, gelişmişliğine ve mutluluğuna katkıda bulunmaktadırlar. Bilim, sanat, kültür ve spor alanlarında da çağdaş dünyada Türkiye’yi temsil etmektedirler. İnsanların sosyal ve ekonomik haklarının yanında vatandaşlıktan doğan hak ve ödevleri vardır. Bu haklardan en önemlisi seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkıdır. İnsanlar bu hak sayesinde yönetime katılır ve yönetimde söz sahibi olurlar. Günümüzde vatandaşlık, siyasal hakları kullanabilmenin ön koşuludur. Vatandaş olma bilincinde olan insanlar’ sorumluluklarının farkında olarak davranırlar. Seçme ve seçilme, demokrasinin en önemli hak ve özgürlüklerindendir. Seçimler ve halk oylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yargının gözetim ve denetimi altında yapılır. Vergi vermek vatandaşlık görevidir. Vergi, vatandaşların karşılığında, kişisel bir çıkar beklemeden, önceden belirlenmiş kurallara göre, devletin görevlerini yerine getirebilmesi için, devlete verdikleri paradır. Kanun ve kurallar, toplum içinde insanların rahat ve huzurlu yaşaması için düzenlenmiştir. Kanun ve kurallara uymak her vatandaşın görevidir. Özgürlükler sınırsız değildir. Görev ve sorumlulukların yerine getirildiği toplumlarda, huzur ve adalet vardır. Yurt sevgisi, sevgilerin en güzelidir. Biz Türkler yurdumuzu canımızdan çok severiz. Her karış toprağı atalarımızın kanı ile ıslanmış vatanımız için canımızı veririz de, bir karış parçasını vermeyiz. Dayanışmanın temelinde de sevgi ve saygı vardır. Bir aileyi, bir milleti bir arada tutan güç, baskı ya da zorlama değil, sevgidir, saygıdır. İnsanlar sevdikleri oranda sevilmekte, saygı gösterdikleri oranda saygı görmektedir. İnsanların oluşturdukları birliklerin sürekli olabilmesi için, karşılıklı sevgi ve saygının olması gerekmektedir. İnsanlar birbirlerine karşı hoşgörülü olmalıdır.

 

 

Lütfen beğendiğiniz ve işinize yarayan yazılar hakkında yorumlarınızı ve teşekkürlerinizi eksik etmeyiniz…

Filed in: SOSYAL BİLGİLER KONU ANLATIMI

No comments yet.

Leave a Reply