12:09 pm - Saturday August 30, 2014

KALBİN ÖZELLİKLERİ ve ÇALIŞMASI, KALP DAMARLARI ve HASTALIKLARI, KAN DOLAŞIMI KONU ANLATIMI (2)

KALP, KALBİN ÖZELLİKLERİ, KALBİN ÇALIŞMASI, KALP DAMARLARI, KAN DOLAŞIMI, KALP HASTALIKLARI (2)

 

Kalp, iki akciğer arasında, göğüs kafesinde bulunan, alt yüzüyle diyaframa komşu, kassal yapıda bir organdır.

Dolaşım sisteminin önemli organlarından biri kalptir. Sağ elinizin parmaklarını birleştirip sol göğsünüzün üzerine koyduğunuzda, kalp atışlarını algılayabilirsiniz. Kalbinizin büyüklüğü yaklaşık kendi yumruğunuz kadardır.

Kalp, dıştan içe doğru zar tabakası, kas tabakası, iç tabaka olmak üzere üç tabakadan meydana gelir. Kalbi içyapısı, üstte iki, altta iki olmak üzere dört odacıktan oluşmuştur. Üstteki odacıklara kulakçık, alttakilere ise karıncık denir. Karıncıklardaki kas tabakası, kulakçıklara göre daha kalındır. Bu nedenle karıncıkların pompalama gücü, kulakçıklardan daha fazladır. Kulakçıklarla karıncıklar arasında kapaklarla açılıp kapanabilen geçitler bulunur.

Kalp vücudun her tarafına kanın ulaşmasını sağlayan bir pompa gibi çalışır. Kalbin çalışması, kalp kasının kasılıp gevşemesi ile olur. Kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşer, karıncıklar kasılırken kulakçıklar gevşer.

 

Kalbin pompaladığı kanın, vücudun her yerine ulaştırılması damarlarla sağlanır. Damarlar birbirinden hem kalınlık, hem de taşıdıkları kan yönünden farklıdır. Dolaşım sisteminde üç türlü kan damarı vardır. Bunlar: atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlardır.

 

Kan damarları:

Atardamarlar: Kalpten çıkan kanı organ ve dokulara taşıyan damarlardır. Atardamarlar geniş, esnek ve sağlam bir yapıdadır. Dokuları oluşturan hücrelere besin ve oksijen taşırlar. Kalpten akciğer atardamarı ve aort damarları çıkar. Akciğer atardamarı hariç bütün atardamarlar temiz kan taşır. Akciğer atardamarı kirli kan taşır. Atardamarlar karıncıklardan çıkarlar.

 

Toplardamarlar: Tüm organlara yayılan kanı, yeniden kalbe getiren damarlardır. En önemlileri, vücutta kirlenen kanı taşıyan alt ve üst ana toplardamarlardır. Akciğer toplardamarı ise akciğerde temizlenen kanı kalbin sol kulakçığına taşır. Toplardamarlar vücuttaki kanı, kulakçıklara getirir.

 

Kılcal damarlar: Kandaki besin ve oksijenin hücrelere geçmesini sağlayan damarlardır. Atardamarlar ve toplardamarlar arasında bulunurlar. Vücudu bir ağ gibi sararlar. Kılcal damarların ince duvarından sindirim ürünleri ve oksijen hücrelere geçer. Hücrelerde oluşan karbon dioksit ve diğer artık maddeler, toplardamarların kılcal uçlarına verilir. Kısaca madde alış-verişi kılcallarda sağlanır.

Kanın kalpten pompalandıktan sonra vücudu dolaşarak yeniden kalbe dönmesine, kan dolaşımıdenir.Kan dolaşımlarını anlatmadan önce şu hatırlatmalarda bulunmak gerekir.

      Kalbin sağ tarafında kirli sol tarafında temiz kan bulunur.

      Kalbe giren damarlar (toplardamarlar) kulakçıklardan girerken, kalpten çıkan damarlar (atardamarlar) karıncıklardan çıkar.

a. Büyük kan dolaşımı: Sol karıncıktan aort ile çıkan temiz kanın tüm vücudu dolaşarak oksijeni azalıp karbondioksiti çoğaldıktan sonra, alt ve üst ana toplardamarlarla kalbin sağ kulakçığına gelmesine büyük dolaşım denir.

b. Küçük kan dolaşımı: Sağ karıncıktan akciğer atardamarı ile çıkan kirli kanın akciğerlere gidip temizlendikten sonra, akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına gelmesine küçük dolaşım denir.

Ders Arası: Yüz altmış sekiz ton ağırlığındaki bir mavi balinanın kalbinin otomobil kadar, damarlarının bebek emekleyebilecek kadar büyük olduğunu ve kalbinin dakikada üç defa attığını biliyor musunuz?

 

Kan Hücreleri

Alyuvar: Yapılarındaki hemoglobinden dolayı kana kırmızı rengini veren hücrelerdir. Oluştuklarında çekirdeklidirler, ancak olgunlaştıklarında çekirdeklerini kaybederler.

Alyuvarlar, solunum organlarından aldıkları oksijeni dokulara taşır ve dokulardan alınan karbondioksitin solunum organlarına taşınmasına yardımcı olurlar. Kandaki sayıları yaş, cinsiyet, yapılan iş ve yaşam ortamının yüksekliğine göre değişir. Kemik iliğinde yapılarak kana verilirler.

 

Akyuvarlar: Beyaz renkli iri çekirdekli, büyük ve sabit bir şekli olmayan kan hücreleridir. Kemik iliği ile lenf düğümlerinde ve dalak, timüs gibi lenf dokularında üretilirler. Ömürleri birkaç gündür. Akyuvarlar, mikropları yutarak veya onlara karşı antikor üreterek vücudun savunmasını sağlarlar. Yapı olarak alyuvarlardan daha büyüktürler.

 

Kan pulcukları: Kemik iliğindeki iri yapılı hücrelerden oluşan kandaki en küçük parçacıklardır. Tam bir hücre yapısında olmadıklarından ömürleri kısadır. Kanın pıhtılaşmasını sağlar. Böylece kan kaybını önlerler.

İnsanlarda A, B, AB, 0 olmak üzere dört çeşit kan grubu vardır. Kan grupları bu adları, iki çeşit proteinden almıştır. Kanda bu proteinlerden hangisi varsa kan grubu o harfle adlandırılır. A proteinini taşıyanlar A grubu, B proteinini taşıyanlar B grubu, bu proteinlerden hiç birini taşımayanlar 0 grubu ve her ikisini de taşıyanlar AB grubudur. Her kan grubunun taşıdığı antikorlar da birbirinden farklıdır.

Gruplandırma, kanda bulunan Rh maddesine göre de yapılır. Kanında Rh maddesi bulunanlar, Rh+ (pozitif), bulunmayanlar Rh- (negatif) olarak adlandırılırlar.

Bu özellikler, kan aktarımında dikkate alınırlar.

Kan grubu aynı olan insanlar birbirine kan verebilir. 0 kan grubu, bütün gruplara kan verebilir. Ancak diğer gruplardan alamaz. Yalnız kendi grubundan alabilir. Bu nedenle 0 grubuna genel verici denir. A grubu, 0’dan ve kendisinden alır, AB grubuna verebilir. B grubu 0’dan ve kendisinden alır, AB grubuna verebilir.

AB grubu ise bütün gruplardan kan alabilir, ancak kendisi hariç hiçbir gruba kan vermez. Bu nedenle AB grubuna genel alıcı denir. Ayrıca kan aktarımında, Rh+ olan bir kişi, Rh- olana kan veremez.

 

 

Lütfen beğendiğiniz ve işinize yarayan yazılar hakkında yorumlarınızı ve teşekkürlerinizi eksik etmeyiniz…

Filed in: FEN VE TEKNOLOJİ KONU ANLATIMI

No comments yet.

Leave a Reply