09:22 am - Thursday July 31, 2014

YUMUŞAMA DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER HAKKINDA BİLGİ

 

a) Siyasi Gelişmeler

● 27 Mayıs Askeri Müdahalesi’ne ve 1961 Anayasasına Soğuk Savaş döneminde değinilmişti.

● Kurucu Meclisin çalışmalara başlamasından sonra 12 Ocak 1961’de Milli Birlik Komitesi siyasi partilerin kurulmasına izin vermiş ancak mahkeme kararıyla kapatılan Demokrat Parti lehine propaganda yapılması yasaklanmıştı.

● 11 Şubat’ta Ragıp Gümüşpala başkanlığında Adalet Partisi(AP), Ekrem Alican başkanlığında Yeni Türkiye Partisi ( YTP ) ve Kemal Türkler ve Rıza Kuas önderliğinde Türkiye İşçi Partisi ( TİP) kuruldu.

● 27 Mayıs 1961’de yeni anayasa yapılan referandumla %60.4 oy alarak kabul edildi.

● 15 Ekim 1961′de yapılan seçimlerde Adalet Partisi, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi oyların % 62′sini alarak 277 milletvekili çıkarmışlardır. Cumhuriyet Halk Partisi ise 173 milletvekili çıkarmıştır. 25 Ekim 1961′de 12. dönem TBMM toplandı ve askeri rejim sona erdi.

● 26 Ekim 1961′de yapılan seçimle tek aday Cemal Gürsel cumhurbaşkanlığına getirildi.

● Seçimlerden sonra cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen CHP lideri İsmet İnönü AP ile anlaşarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk koalisyon hükümetini kurdu.

● 1962’de siyasi çekişmelerin sonucu olarak CHP-AP koalisyon hükümeti dağıldı. Yerine AP’nin dışındaki meclisteki tüm partilerin katılımıyla yeni bir koalisyon hükümeti kuruldu.

● 17 Kasım 1963’te yapılan mahalli seçimlerin ardından YTP ve Cumhuriyetçi Millet ve Köylü Partisi ( CMKP) hükümetten çekilmiş, İnönü CHP ve bağımsız milletvekilleriyle yeni bir hükümet kurmuştu.

● 1965’te AP lideri Süleyman Demirel’in çabalarıyla Suat Hayri Ürgüplü başkanlığında yeni bir koalisyon hükümeti kuruldu.

● Bu dönemde AP ile TİP arasındaki sosyal ve gelir dağılımında adaletin sağlanması konularındaki tartışmalar giderek daha da büyüdü.

I. 1965 Erken Genel Seçimler ve AP iktidarı

● Bu tartışmalarla girilen 10 Ekim 1965 Erken Genel Seçimlerinde AP %52.87 oranlık oyla 240 milletvekili, CHP %28.75 oranla 134 milletvekili, MP %6.16 oranla 31 milletvekili, CMKP %2.24 oranla 11 milletvekili, YTP % 3.72 oranla 19 milletvekili, TİP %2.97 oranla 15 milletvekili çıkararak meclise girmeye hak kazanmıştır.

● AP iktidara gelirken yeni bir seçim kanunu, basın suçlarının affı, özel sektörün ve yabancı sermayenin desteklenmesi gibi vaatlerle iktidara gelmişti. Ancak bu dönemde NATO’nun Türkiye’yi koruyup korumayacağı tartışmaları, işçi ve öğrenci hareketleri giderek yoğunlaşmaya başlamıştı.

● Cemal Gürsel’in hastalığı sebebiyle cumhurbaşkanı seçimleri yapılmış 28 Mart 1966 yılında Cevdet Sunay Türkiye Cumhuriyeti’nin 5. cumhurbaşkanı olarak görev yapmaya başlamıştır.

● Öğrenci hareketlerinin giderek büyümesi ve siyasal çatışmaların artması üzerine hükümet: Milletin bütünlüğünü tehlikeye düşürecek yayınlar yapan, sınıf mücadelesini öne çıkaran, din, ırk veya bölgeye dayalı farklılıkları öne çıkararak ayrımcılık yapanlara ceza verilmesini öngören “ Anayasa Nizamını Koruma Kanunu Tasarısı’nı meclise sundu.

● Grevlerin ve öğrenci çatışmalarının arttığı bu ortamda yapılan 1969 Seçimlerinde halkın ancak %64.35’i oy kullanmış, AP iktidarı oy kaybetmesine rağmen milletvekili sayısını artırmayı başarmıştı.

● Bu dönemde hükümetin Türk Lirasının değerini %66 oranında düşürmesiyle birlikte enflasyonunda en az bu oranda artması hükümete karşı tepkileri artırdı.

● 23 Ocak 1970’de imzalanan bir protokol ile Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na üye olması 22 yıllık bir geçiş sürecine bağlandı.

● Ekonomik çalkantıların, işçi grevlerinin artması ve sağsol çekişmesine dayalı öğrenci olaylarının yoğunlaşmasına karşı hükümetin tutumundan rahatsız olan üst düzey askeri yetkililer 11 Mart 1971’de Yüksek Askeri Şurayı toplamış ve bir muhtıra yayınlamıştır. Bu muhtırada “ Parlamento ve hükümetin tutum, görüş ve icraatlarıyla yurdun anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokulduğu tespiti yapılmıştır.

b) Ekonomik Gelişmeler

● 1960’da Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasından sonra planlı ekonomiye girme çabaları başlamış, 1962 yılında yapılan bir yıllık ekonomi planının başarıya ulaşması üzerine beş yıllık kalkınma planları hazırlanmaya başlamıştır.

● 1963-1967 yılları arasındaki Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile 1968-1972 yıllarını kapsayan İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ekonomik ve siyasi bunalımların sonunda istikrarlı bir büyüme hızı ve kalkınma sağlanması amacıyla 15 yıllık bir perspektif içinde hazırlanmıştır. Bu 15 yıllık perspektif içinde baslıca hedefler söyle sıralanabilir: Yılda yüzde 7′lik bir büyüme sağlanması, istihdam sorunun çözümlenmesi, dış ödemeler dengesinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması, her alanda yeterli sayıda ve üstün nitelikli bilim adamı ve teknik eleman yetiştirilmesi, bu hedeflerin sosyal adalet ilkesiyle uyumlu bir biçimde sağlanması.

● 1970′lerin sonuna doğru ulusal tasarruflar ve yatırımlar arasındaki uçurum genişlemiştir. İthalat, durgun ihracat karsısında hızla büyümüştür. Kamu İktisadi Teşebbüslerinin dengesi çarpıcı bir şekilde bozulmuştur. Bunun sonucunda bütçe açığı büyümüş ve enflasyonda hızlı bir artış olmuştur. Cari işlemler dengesi önemli ölçüde açık vermiştir. Bu açık, 1977′de GSMH’nin yüzde 8′ine ve döviz gelirlerinin yüzde 92′sine ulaşmıştır. Bu açıklar özel yabancı sermaye ve rezervlerle finanse edilmiştir. Fakat bu finansman sekli, diş borçların artması, borçlanma yapısının bozulması ve konvertibl ( çevrilgen) döviz rezervlerinin azalması seklinde üç alanda kötüleşmeye neden olmuştur. Bu ekonomik dengesizlikler sonucunda 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Kararları alınmıştır.Bu kararlarda:

- %32,7 oranında devalüasyon ( kur ayarlaması) yapılarak günlük kur ilanı uygulamasına gidilmiş,
- Devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınmış,
- KİT’lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılmış,
- Gübre, enerji ve ulaştırma dışında sübvansiyonlar kaldırılmış,
- Dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kar transferlerine kolaylık sağlanmış,
- Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir.
- İthalat kademeli olarak libere edilmiş, ihracat; vergi iadesi, düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, sektörlere göre farklılaşan teşvik sistemi ile teşvik edilmiştir.

c) 12 Eylül Askeri Müdahalesi

● 1979 ve 80 yıllarında çok sayıda siyasi amaçlı faili meçhul cinayetlerin gerçekleşmesi ( Abdi İpekçi, Nihat Erim, Fikret Ünsal, Mürsel Karataş …)

● TBMM’de birçok turun ardından yeni bir cumhurbaşkanı seçilememesi

● Konya’da şeriat içerikli Kudüs Mitinginin yapılması

● Dış ticaret açığındaki artış, döviz darboğazı, işsizlik ve ekonomik sıkıntıların giderek artması

● Sağ-sol gerginliğine dayanan siyasal ve toplumsal şiddet olaylarının yoğunlaşması gibi gelişmeler Genel kurmay Başkanı Kenan Evren liderliğindeki Ordu mensuplarının 12 Eylül 1980 günü devlet yönetimine el koyması sonucunu doğurmuştur.

● Bu müdahale ile Süleyman Demirel’in Başbakan’ı olduğu hükümet görevden alındı, Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi, 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası tamamen rafa kaldırıldı ve Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönem başladı. Bu dönem yaklaşık dokuz yıl sürdü.12 Eylül 1980 ardından partiler lağvedildi, parti liderleri önce askeri üslerde gözetim altında tutuldu, ardından yargılandı. Bu durum, siyasi partilerin sürekliliği konusunda tarihsel sorunlar yaşayan Türkiye’de siyasi temsilin demokratikleşmesi önünde yeni bir engel oluşturdu.

d) 1982 Anayasası

● 18 Ekim 1982 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. 7 Kasım 1982′de yapılan halkoylamasına katılan %91,3 oranında seçmenlerin %82,7’si “evet” %8.6′sı “hayır” oyu kullanmıştır.

● Anayasada devlet, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamaktadır. Devletin şeklini, dilini, başkentini ve rejimin temel özelliklerini belirleyen ilk üç madde 4. maddede belirtildiği üzere değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Egemenlik TBMM bünyesinde vücut bulur ve kayıtsız şartsız milletindir( md.6).İlk üç maddede laiklik, sosyal eşitlik, kanun önünde eşitlik, cumhuriyet idaresi ve ülkenin bölünmez varlığı konu edilmektedir. Ayrıca yasama, yürütme ve yargı arasında yatay manada bir denklik yaratılmış ve bu üç erk biribirinden kesin çizgilerle olmasa
da ayrılmıştır.

● Yasama yetkisi Türk Milleti adına TBMM’nindir ve bu yetki devredilemez (md.7) TBMM için 61 sisteminin getirdiği çift kanatlı parlamento sistemi terk edilmiş meclis tek çatı altında birleştirilmiştir.

● Yürütme yetkisi ise aynı zamanda devletin başı olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar Kurulu’na verilmiştir (md.8). Yargı yetkisi ise yine Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

e) 1961 ve 1982 Anayasalarının Karşılaştırılması

● Her iki anayasanın da askeri müdahale sonucunda kabul edilmesi

● Her iki anayasanın da bir tarafı asker bir tarafı sivil kesimce oluşturulması ( 1961 Milli Birlik Komitesi –Temsilciler Meclisi, 1982 Milli Güvenlik Konseyi – Danışma Meclisi)

● İki anayasanın da halkoyuna sunularak kabul edilmesi

● Her iki anayasayı hazırlayan sivil kesimin hükümet kurma ve bakanları düşürme yetkisinin olmaması ve seçimle değil atamayla iş başına gelmesi iki anayasanın benzer taraflarıdır.

● 1961 Anayasasının aksine 1982 Anayasasında anayasanın kabulüyle cumhurbaşkanlığının seçilmesi birleştirilmesi,

● 1982 anayasasının 1961’e daha sert olması,

● 1982 Anayasasına göre 1961 anayasası temel hak ve özgürlüklere daha fazla yer vermesi,

● 1982 Anayasasında özgürlüklere oranla devlet otoritesine daha çok önem verilmesi iki anayasanın farklı taraflarıdır.

f) Siyasi Partilerin Kurulması

● Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Kuvvet Komutanları tarafından oluşturulan askeri yönetim Milli Güvenlik Konseyi adı altında 1983 genel seçimine kadar Türkiye’ye ilişkin tüm kritik kararları aldı.

● 1982 Anayasası’nın kabulünden sonra 24 Nisan 1983 tarihinde yeni Siyasi Partiler Kanunu kabul edildi. Bu kanunun kabulünden sonra kapatılan eski siyasi partilerin seçimlere katılması engellendi.

g) 1983 Seçimleri

● 6 Kasım 1983 genel seçimine, kapatılan eski siyasi partilerin hiçbiri katılamadı. Milli Güvenlik Konseyi’nin izin verdiği Anavatan Partisi, Halkçı Parti ve Milliyetçi Demokrasi Partisi seçimlere katılabildi. Yapılan genel seçimleri Anavatan Partisi kazandı, Halkçı Parti ikinci ve Milliyetçi Demokrasi Partisi de sürpriz bir şekilde üçüncü oldu.

● Seçimlerden sonra milletvekillerinin parti değiştirmeleri sonucunda Doğru Yol Partisi ve Sosyal Demokrasi Partisi de meclise girdi. Daha sonra alınan başarısız seçim sonuçları nedeniyle Milliyetçi Demokrasi Partisi kendisini feshetti, Halkçı Parti ise Sosyal Demokrasi Partisi ile birleşerek Sosyal demokrat Halkçı Parti’yi kurdu.

● 13 Aralık 1983’te Anavatan Partisi Başkanı Turgut Özal hükümeti kurdu.

h) Türkiye’de Meydana Gelen Diğer Önemli Gelişmeler

● 31 Ocak 1968’de TRT, ilk tv yayınına başladı. Zamanla renkli tv yayınlarının başlaması, her eve bir televizyonun girmesi sosyal ve kültürel değişimlere yol açtı.

● 1950’li yılların sonunda başlayan Avrupa’ya özellikle Almanya’ya yapılan işçi göçleri 1960’lı yıllarda yoğunluk kazandı. Zamanla bu işçilerin sayısı 3 milyonu buldu.

 

Lütfen beğendiğiniz ve işinize yarayan yazılar hakkında yorumlarınızı ve teşekkürlerinizi eksik etmeyiniz…

Filed in: TARİH KONU ANLATIMI

No comments yet.

Leave a Reply