22:21 pm - Monday November 24, 2014

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDE TÜRKİYE’DE MEYDANA GELEN ÖNEMLİ GELİŞMELER HAKKINDA BİLGİ

 

a) Siyasi Gelişmeler

● II. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle beraber Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün demokrasiyi savunan müttefiklerle ilişkileri güçlendirmek isteyen çok partili hayata geçiş sürecini hızlandırmasına sebep olmuştur.

I. Demokrat Parti’nin (DP) Kuruluşu

● Bu dönemde CHP’nin içinde Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kabulü sırasında parti içi muhalefet oluşmuş bu muhalefetin başını Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan çekmiştir.

● Bayar, Menderes, Köprülü ve Koraltan’ın verdiği “Dörtlü Takrir”in reddi üzerine bu kişilerin parti kurma çalışmaları başlamıştır.

● Partiden yazdıkları sert yazılar nedeniyle ihraç edilen Menderes, Köprülü ve Koraltan’a CHP’den ve milletvekilliğinden istifa eden Bayar’da katıldı. Celâl Bayar, 1 Aralık 1945’te parti kuracaklarını açıkladı. İnönü tarafından Çankaya Köşkü’ne çağrılan Celâl Bayar, cumhurbaşkanından gerekli desteği aldıktan sonra 7 Ocak 1946 günü Demokrat Parti (DP) kuruldu.

II. 1946 Seçimleri

● DP’nin baskıları üzerine CHP Milletvekili Seçim Yasası’nı değiştirmiş ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa tek dereceli seçim esasına geçilmiştir.

● Cumhuriyet Halk Partisi 396, Demokrat Parti 65 ve bağımsızlar 7 milletvekilliği kazanmıştır.

● Türkiye Cumhuriyetinin ilk çok partili genel seçimi olan bu seçim adli denetim dışında, açık oy, gizli sayım ve çoğunluk sistemi esasına göre yapıldı. (açık oy – gizli tasnif) Bu usulsüzlüklerinden dolayı “şaibeli seçim” şeklinde de anılmıştır. Bu genel seçim ile TBMM 8. dönem milletvekilleri seçilmiştir.

III. 1950 Seçimleri

● Türkiye tarihinin ilk demokratik seçimleridir. Bu genel seçim ile TBMM 9. dönem milletvekilleri seçilmiştir. Bu seçimlerde ilk defa “gizli oy, açık tasnif” sistemi uygulanmıştır.

IV. Demokrat Parti İktidarı

● Demokrat Parti’nin kurulmasından ekonomik sıkıntıların artması üzerine ekonomik konularda hükümete olan tepkilerin artması üzerine DP ile CHP arasında ilişkiler gerginleşti. Bunun üzerine İsmet İnönü taraflar arasındaki gerginliği azaltmak amacıyla iki partinin liderleriyle görüşmeler yapmış ve 12 Temmuz Beyannamesi’ni yayınlamıştır. ( Beyannamede İnönü, siyasal partilerin Türk demokrasisinin vazgeçilmez unsurları olduğunu vurguladı.)

Not: Bu beyannamenin yayınlanmasından sonra partinin CHP’ye bağlı güdümlü bir demokrasi yürüttüğünü öne süren Fevzi Çakmak, Yusuf Hikmet Bayur, Kenan Öner, Osman Bölükbaşı, Sadık Aldoğan ve Yusuf Kemal Tengirşenk ,20 Temmuz 1948’de Millet Partisi’ni (MP) kurdu.

● 14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimler Türkiye’de 27 yıllık tek parti devrini sona erdirdi.1923’ten beridir tek başına ülkeyi idare eden Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı halkoyu ile Demokrat Parti’ye devretti. Seçim sonuçlarına göre DP %52.7 oy alarak 408 milletvekilliği kazanmıştı. CHP %39.4 ile 69 milletvekili ile temsil edilme hakkı kazandı. Millet Partisi 1,bağımsızlar 9 milletvekiline sahip oldular. Atatürk’ten sonra 11,5 yıldır cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan İsmet İnönü artık anamuhalefet lideriydi.22 Mayıs 1950 günü TBMM açıldı. Refik Koraltan başkanlığa seçildi. Ardından yapılan cumhurbaşkanlığı oylamasında DP Genel Başkanı, İzmir milletvekili Celâl Bayar 453 milletvekilinin katıldığı oylamada 387 oy alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin üçüncü cumhurbaşkanı seçildi. Hükümeti kurmakla DP Aydın Milletvekili Adnan Menderes görevlendirildi. Aynı gün Menderes kendisinin ilk cumhuriyet’in 19.hükümetini kurdu.

Not: 1950 seçimleri tarihimizde “Beyaz Devrim” olarak adlandırılmıştır.

● Bu dönemde Türkiye’ye Marshall Planı çerçevesinde ABD yardımları başladı. NATO’ya üyelik kabul edildi.

V. 1954 Seçimleri

● CHP’nin ekonomik sıkıntılara ana muhalefet partisi olarak önemli çözümler getirememesi Demokrat Partiyi güçlendirdi. 2 Mayıs 1954 seçimlerinde Demokrat Parti gücünü iyice arttırdı. DP 5,1 milyon oy alarak, Türkiye Cumhuriyeti Genel Seçimleri tarihinde (bugüne kadar) kırılamamış bir oy rekoru kırdı. Parti toplam oyların %57,5’luk kısmını almıştı.

● TBMM,17 Mayıs 1954’te açıldı. Celâl Bayar 513 milletvekilinin katıldığı oylamada 486 oy alarak bir defa daha cumhurbaşkanlığına seçildi.

VI. 27 Ekim 1957 Seçimleri

● Ekonomide yaşanan darboğaz ve siyasi çalkantılar nedeniyle DP seçimleri bir yıl önceye aldı. 27 Ekim 1957 günü yapılan seçimler öncesinde kampanya oldukça sert geçti. Seçimler iktidarı zayıflattı, muhalefetin elini güçlendirdi. Seçimler öncesinde muhalefetin seçimlere bir cephe halinde girmesini engelleyen DP, yine de oy kaybından kurtulamadı. Sonuçlara göre DP %47,9 oyla 424 milletvekili çıkardı.

● Celâl Bayar 610 milletvekilinden 413 DP milletvekilinin katıldığı oylamada 413 oy alarak üçüncü defa cumhurbaşkanlığına seçildi.

● Bu dönemde ekonomide ortaya çıkan olumsuzluklar hükümete karşı eleştirileri artırdı. Hükümetin Vatan Cephesi kurma ve muhalif gazeteleri kapatma gibi baskıcı politikası yanında CHP liderlerine de saldırılar başladı.

VII. 27 Mayıs Askeri Müdahalesi

● İktidar – Muhalefet arasındaki çekişme hükümetin muhalif düşüncede olanları tutuklamaya kadar geniş yetkilere sahip bir Tahkikat Komisyonu kurmasına yol açtı. Mecliste yaşanan çekişme sokağa da yansıdı. İstanbul ve Ankara’da çıkan olaylar bu şehirlerde sıkıyönetimin ilan edilmesine yol açtı.

● Bütün bu gelişmelerin Milli Birlik Komitesi Türk Silahlı Kuvvetleri adına ülke yönetimine el koydu. Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Cemal Gürsel başkanlığında bir hükümet kuruldu. Siyasi faaliyetler askıya alındı.

● Cumhurbaşkanı Celâl Bayar,TBMM Başkanı Refik Koraltan ve Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere Demokrat Parti’liler tutuklandı. Demokrat Parti, 29 Eylül 1960’da kapatıldı.

● Milli Birlik Komitesi idam cezalarından üçünü onayladı. Tutuklu bulunan Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu 16 Eylül 1961’de,Başbakan Adnan Menderes ise ertesi gün İmralı Adası’nda idam edildi. Celâl Bayar ve Refik Koraltan ile 11 kişinin idam cezası ömür boyu hapse çevrildi.

VIII. 1961 Anayasası

● 1960 hükümet darbesinden sonra hazırlanarak 9 Temmuz 1961’de kabul edilen 1961 Anayasası olarak bilinen anayasa değişikliği, 1924 Anayasası’nı yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası, genç subayların yaptığı 27 Mayıs askeri müdahalesinin ardından, 37 yıllık bir dönemde gelişen politik yaşamın ve özellikle de çok partili siyasi ortamın ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilecek bir anayasaya gerek olduğu düşünülmüştür. Bu anayasa Soğuk Savaş dönemine aykırı olarak özgürlükleri arttıran Türkiye’nin en demokratik anayasasıdır.

● 9 Temmuz 1961’de halkın oyuna sunularak oylamaya katılanların %60,4’ü tarafından kabul edilmiştir. 1982 Anayasası’na kadar yürürlükte kalmıştır.

● 1961 Anayasası ile;
– Güçler ayrılığı sağlanmıştır. ( Yasama-Yürüme-Yargı )
– Yasama gücü: Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olmak üzere iki meclistir.
– Yürütmenin dışında bağımsız yargı organları kurulmuştur.
– Yasamadan çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu kontrol eden Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.
– Yürütmenin, yönetimin tüm eylemleri, kararları anayasal bir kuruluş olan Danıştay denetimine verilmiştir.
Yani TBMM egemenlik hakkını kullanan tek organ olmaktan çıkıp Anayasa’da sözü edilen yetkili organlardan biri olmuştur.
– Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır.
– 1961 Anayasası ile tam bir parlamenter sisteme geçilmiştir. Demokratik, sosyal ve hukuk Devlet Anlayışı güçlenmiştir.

b) Ekonomik Gelişmeler

● 1946 yılında yapılan kur ayarlaması ile TL’nin değeri %53,6 oranında düşürülerek 1 Amerikan Doları karşılığı 2,80 TL olarak kur sabitlenmiştir. Bu dönemde yapılan kur ayarlaması nedeni, savaş sonrası uluslar arası fiyat düzeylerine ve yeni ekonomi politikalarına uyum sağlayarak ihracatı artırmaktır. Ancak bu kur ayarlaması istenilen sonuçları vermemiştir.

● 1947 yılında IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlara üyelik kabul edildi.

● 1947 Türkiye İktisadi Kalkınma Planı hazırlanarak Marshall Planı çerçevesinde alınacak yardımlar için gerekli hazırlık yapılmıştır. Bu plan tarım, haberleşme, sulama, enerji, demir-çelik, maden ve sanayi alanlarını temel etkinlik noktaları olarak kabul ediyor ve tarımsal gelişme üzerinde odaklaşıyordu

● Türkiye 1948’de Marshall Planı yardım kapsamına alınarak OEEC’ye (Avrupa İktisadi İşbirliği Örgütü) üye olmuştur.

● Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle yeni hükümet devletin ekonomik yaşamındaki etkinliklerini sınırlamaya ve özel kesimin gelişmesini desteklemeye önem vermiştir.

● 1950-1953 döneminde gerek tarımda gerekse sanayileşmede önemli gelişmeler sağlanmıştır. Tarımın makineleşmesi, kredi imkânları ve tarım için belirlenen yüksek fiyat politikası ile birlikte iklimin elverişli olması, bu dönemde tarım üretimini artırmıştır. Aynı zamanda, yabancı sermaye girişini kolaylaştırıcı uygulamalar, para arzının artırılması, ithalatın sınırlandırılması ve dış krediler ile yardımlar sayesinde de hızlı bir gelişme gözlenmiştir. Bu dönemde, büyük kamu yatırımlarına ağırlık verilmiştir.

● Plansız ekonominin ortaya çıkardığı olumsuzluklar ve ardından gelen askeri müdahale üzerine 1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasıyla tekrar planlı ekonomiye geçilmiştir.

● 1950-60 arası dönemde tarımda, hayvancılıkta, üretimde 1945-49 ve 1960-70 arası döneme göre oldukça önemli gelişmeler sağlanmıştır.

 

Lütfen beğendiğiniz ve işinize yarayan yazılar hakkında yorumlarınızı ve teşekkürlerinizi eksik etmeyiniz…

Filed in: TARİH KONU ANLATIMI

No comments yet.

Leave a Reply