10:42 am - Sunday November 23, 2014

REFİK HALİT KARAY (1888-1965) Kısa Bilgi

REFİK HALİT KARAY (1888-1965) Kısa Bilgi

1888 yılında İstanbul’ da doğdu. İlk öğreniminden sonra bir süre Galatasaray Lisesi’nde okudu ise de Hukuk Mektebine geçti. İkinci Meşrutiyet’ in ilanından sonra öğrencilik hayatını bırakarak gazeteciliğe başladı. Değişik dergi ve gazetelerde yazılar yazdı. 19 10′ da Son Havadis isimli bir dergi çıkardı. Daha sonra bu dergiyi kapatıp Fecr-i Ati Topluluğu’nun safına geçti. Kalem ve Cem isimli mizah dergilerinde Kirpi takma adıyla yazılar yazdı. Mahmut Şevket Paşa cinayeti nedeniyle 1913 yılında Sinop’ a sürgün gönderildi. 1918 yılında sürgünden dönünce Robert Koleji’nde Türkçe öğretmenliği yaptı. Bu arada Vakit, Tasvir-i Etkar, Zaman gibi gazetelerde yazılar yazdı. 1919 yılında Posta Telgraf Umum Müdürlüğüne atandı. Milli Mücadele Dönemi ‘nde Ankara Hükümeti aleyhinde çalıştı. Aydede isimli gazetesinde bu yoldaki düşüncelerini anlattı. Cumhuriyet döneminde 1922 yılında “Yüzellilikler” listesine alınarak yurt dışına çıkarıldı. Sürgün yıllarını Beyrut ve Halep’te geçirdi.1938 yılında ilan edilen aftan yararlanarak yurda döndü. Bundan sonraki yaşamını siyasetten uzak bir şekilde geçirdi. Gazetelerde mizah yazılarını, fıkra, anı ve romanlarını yayımladı. 1965 yılında İstanbul’ da vefat etti.
İlk büyük şöhretini mizah dalında yapan Refik Halit, tiyatro, hikaye, roman ve günlük yazılarıyla Türk edebiyatında önemli bir yer işgal eder. Çocukluk ve genç1ik yıllarında mali bakımdan rahat olan aile çevresi Avrupa’ dan gelen yeniliklere açıktır. Refik Halit bu yakın çevreden aldıklarını Galatasaray. Sultanisi’nden ve bu okuldaki arkadaş çevresinden öğrendikleriyle tamamlar. Edebiyat-ı Cedide mensuplarının eserlerini ve başta Maupassant olmak üzere Fransız yazarlarını böyle bir ortamda okur. Refik Halit’in İmparatorluğun son devrinde sürdürülen konak hayatı hakkındaki gözlemleri ve annesi Nefise Ruhsar. hanımdan dinledikleri, onun yazı servetini zenginleştiren unsurlardır. Konak, köşk döneminden apartman hayatına geçişte yaşanan sosyal değişmeye dayanan müşahedeleri, onun vazgeçmediği konu ve malzemeleridir. Anadolu’da geçen sürgün yılları ise, ona bu çevreyi ve insanlarımızı yakından tanıma imkanını vermiştir. Hikaye ve romanlarındaki görgü ve gözlem zenginliğinde gazeteciliğinin de önemli payı vardır.
Refik Halit yazı hayatına Fecr-i Ati Topluluğu’na katıldıktan sonra başlar. Daha sonra Milli Edebiyat Hareketine katılır. Sade lisan hareketinin ve milli edebiyatın oluşmasında önemli bir payı olur Refik Halit, Türkçe’ye temiz, kıvrak, sade anlamlı, bir üslup kazandırarak “İstanbul Türkçesi’ni en iyi kullaı1an yazar” unvanını haklı olarak kazanır. Nihat Sami Banarlı onun nesirlerinde Dede Korkut Hikayeleri’nin söyleyiş güzelliğini bulduğunu söyler.
Refik Halit mücerret kavramları müşahhas bir tarzda anlatmada ustadır. Dilin yapısını zorlamaz; kullandığı kelimeler sokakta, evde kullanılanlardır. Anlattığı konuya göre kelimelerini seçer. Türk sentaksına ait bütün hususiyetleri, kalemini zorlamadan uygular. Hareket tasvirlerinde daha çok sıralı, tabii’ çevre anlatımlarında girişik ­birleşik cümlelere başvuran yazar, aynı kelime yahut ekin tekrarından sakınır.- İfadeye çeşitlilik kazandırmak için bazı cümlelerin yüklemlerini kaldırır. Uzun cümleler yanında kısalara da yer verir, monotonluğa düşmez.
Refik Halit, neşredilen ilk hikayesinden itibaren Maupassant’a ait tekniği yazılarında tatbik etmiştir. Bu tarzda kaleme alınan hikayelerinin bariz özelliği, eserin aslını teşkil eden olayın başlangıcının belli, sonucunun şaşırtıcı olması; okuyucuda ıstırap duygusunu tahrik edecek konuların işlenmesi ve sağlam kuruluş lu olmalarıdır. Olaylar cemiyet ve insan karakterine ait hususiyetleri aksettirecek tarzda seçilmiş, akli bir sıraya göre tanzim edilmiştir. Kahramanların bütün karakterlerinin anlatılmak istendiği bu hikayelerde, vakanın akışı bir yerde okuyucuyu merakta bırakır, eserin devamında bu düğüm çözülür. .
Yazar bu türdeki eserlerinin hemen hepsinde Anadolu’dan veya İstanbul’ dan, orta halli insanların yaşayışı ile ilgili olayları, konu almış, onların sıkıntı ve acı dolu hayatlarını hikayeleştirmiştir. Şeftali Bahçeleri ve Sarı Bal’ da memur ve eş_af zümrelerinin eğlenceleri hikaye edilirken, hem bu sınıflara mensup insanlarla alay edilir, hem de halkın sefaleti dile getirilir. Eserlerde kahramanların karakterlerine ait özellikleri, başlarından geçen olaylar karşısında takındıkları tavırlardan, anlattıkları hatıralardan ve diğer insanlarla kurdukları münasebetlerden anlaşılır. Kahramanları toplumun. değişik kesimlerine mensup tiplerdir.
Eserlerde, yer ve tabiat tasvirleri genel olarak, genelden özele, dıştan içe doğrudur. Önce olaya sahne olacak yeri içine alan geniş çevre, sonra da kahramanlar arasında cereyan eden hayat olaylarının geçtiği zemin anlatılır.
Hikayelerinde kişiler yaşadıkları çevre içinde tanıtılır. Birçoğu hatıra üslubuyla kaleme alınan Gurbet Hikayeleri; olayı nakleden kişinin anlatılacak çevreye niçin gittiğini ifade eden bir cümle. veya paragrafta başlar, sonra ya asıl kahraman, ya da çevre tanıtılır.
Hikayelerde dikkatimizi çeken bir başka husus da, olaya adı karışan birinci ve ikinci derece insanlar arasında; karakter ve hayat görüşü bakımından zıtlık veya bir benzerliğin bulunmasıdır. Genellikle Memleket Hikayeleri ‘nde kahramanlar arasında tezat hissedildiği halde, Gurbet Hikayeleri ‘nde bir benzerlik görülmektedir. Gurbet Hikayeleri’nde, yurtlarından ayrılan .insanlar, bir tesadüf eseri karşılaşıp tanıştıktan sonra bir daha ayrılmak istemezler. Onlar arasında bu dostluğu temin eden memleket hasretidir.
Refik Halit’in gerçekçiliği, olayları anlatırken seçtiği kelime ve hayaller, onu hikayelerinde Anadolu’yu en iyi anlatan, Anadolu’nun gerçek varlığını ve iç alemini gözler önüne seren yazar yapmıştır.
Romanlarında cemiyetimizin geçirdiği sosyal değişmeleri ve bunların insanlarımızdaki akislerini, çatışmaları, çeşitli çevrelerden aldığı şahıs ve olaylar çevresinde işler ve mukayeseler yapar.
Genellikle orta sınıf insanlarımızın ölçülü, geleneksel değerlere yakın yaşantıları takdirle anlatır. Eski ile yeniyi karşılaştırır, eski Osmanlı ‘yı yeni Cumhuriyeti ifade eder. Refik Ha1it genel tutumuyla eskiye bağlıdır. Cumhuriyet sonrasının Batı özentili zengin tabakalarına aİt çeşitli hayat sahneleri yazarın kaleminde gizli bir hicve ve alaya konu olur. Refik Halit eski ve yeni terbiyeyi şahsında birleştirmiş, konuşmasını giyinmesini, eğlenmesini bilen insanları. eserlerinde takdirle yazar.
Refik Halit eserlerinde olayların akışına müdahale etmez. Ancak olay ve kahramanlar arasında bir uygunluk sağlamaya çalışır.
Refik Halifin romanlarındaki kahramanların bir kısmı Avrupalılar gibi yaşamak isterler. Fakat içinde doğup büyüdükleri toplumun değer yargıları ve terbiyesiyle karşı karşıya gelirler. Bu da bu kişilerin,hem kendileri hem de toplumla çatışmaya girmesine sebep olur. Refik Halit bu tip insanların karşısına romanlarında Osmanlı konak terbiyesini almış kabiliyetli insanlar çıkarır. Konusunu İstanbul’dan alan romanlarda Osmanlı konak hayatı, teşrifat kaideleri, olayın geçtiği döneme ait giyim tarzı vb. unsurlara yer verilir.
Bir kısım romanları konularını, yurt dışından alır. Bunların çoğu yazarın ikinci sürgün yıllarının izlerini taşır. Bu eserlerde çevre yazarın gezip gördüğü yerlerdir. Bu eserlerde Haleb’in Beyrufun hisarlan, meydanları, harabeleri, kenar mahalleleri yaşam tarzları ve eğlenceleri büyük bir canlılıkla anlatılır. Bu romanlarda İstanbul, gurbet duygusu içinde ıstırap çeken insanların bir barınak yeridir.
Eserlerinde karşılaştığımız tiplerin büyük çoğunluğu gerçek hayattan alınmış, yazarın tanıdığı veya okuyucunun tanıdık bulduğu insanlardır. Yazar olayların akışına göre yeni bir şahsiyet kazandırır. Bir çok romanda kiriz derecesinde psikolojik buhranlar yaşayan tiplere rastlarız. Onların bu buhranlarının sebepleri; toplumdaki değişmelere intibak edemeyiş, değer ve hayat anlayışı çatışmaları, yer değiştirme ve gurbet ve ya bir aşk macerası gibi olaylardır.
Refik Halit Karay’ın Türk edebiyatına kazandırdığı başlıca eserleri şunlardır: Hikayeler: Memleket Hikayeleri, Gurbet Hikayeleri.
Romanlar:İstanbul’un Bir Yüzü, Yezidin Kızı çete, Sürgün, Anahtar, Nilgün, Bu Bizim Hayatımız, Yer Altında Dünya Var, Dişi Örümcek, Bugünün Saraylısı, Karlı Dağdaki Ateş, Kadınlar Tekkesi, Kadeh, Dört Yapraklı Yonca, Yerini Seven Fidan, Yüzen Bahçe vs…
Mizah ve hiciv: Kirpinin Dedikleri, Sakın Aldanma İnanma Kanına, Guguklu Saat, Tanıdıklarım, Ay Peşinde, Ago Paşanın Hatıraları.
Tiyatro: Deli, Tiryaki hasan Paşa ve Kanije Müdafaası.
Hatıralar: Minelbab İlelmihrap, Bir Ömür Boyunca

 

Lütfen beğendiğiniz ve işinize yarayan yazılar hakkında yorumlarınızı ve teşekkürlerinizi eksik etmeyiniz…

Filed in: YAZILAR

No comments yet.

Leave a Reply